Kirmizi Ferrari
| Alti ay önce kanser teshisiyle hastaneye yatan Selim’i ziyarete gitmistim. Oldukca iyi görunuyordu..
Selim iki yil önce ailesini de kanserden kaybetmisti. Yani bu hastalik onun icin bir surpriz degildi. Hastane odasina girdigim anda onun yerinde ben ya da bir baskasinin olabilecegini dusundum. Biraz duraksadim. Selim’in gulusunu duyunca irkildim. Ne kadar da özlemisim onu .. Liseden sonra universiteyi okumak icin ayri kaldigimiz dört sene haricinde hic ayrilmamistik. Tabi ayri kaldigimiz bu zamanlarda da surekli mektuplasmistik. Getirdigim cicekleri vazoya koydum, bir yandan da Selim’e nasil oldugunu sordum. Öyle böyle derken cocukluk yillarimiza kadar indik. Ben o gunlerden bahsettikce Selim daha da heyecanlaniyor, gözleri yuvalarindan cikacakmis gibi oluveriyordu. Aslina bakarsaniz onu böyle görmek hosuma gidiyordu. Heyecanli ve icten gulumseyis…. Sonra birden surati asildi. Ne oldugunu anlayamadim önce. Elimi tuttu benden guven almak istercesine. Sonra da ‘Ayse, hani bir gun babamdan kirmizi bir Ferrari almasini istemistim. O da; ne yapacaksin sen oyuncagi.. okula bile basladin, koca adam oldun. Bu yastan sonra bir de oyuncakla mi oynayacaksin..’ diye azarlamisti beni . ‘Biliyor musun canim, kendimi bildim bileli o arabayi almak hala icimdedir. Hala bir gun o arabayla oynayacagim umudunu tasiyorum’ diye devam etti… Ne demek istedigini anlamaya calisiyordum. Gözlerine uzun uzun baktim, kucuk bir de gulumseyis kondurdum dudaklarima… Zamanin nasil gectigini anlayamadan aksam oluvermisti. Hizlica hazirlandim. Selim’e bir öpucuk kondurdum ve yine gelecegimi söyleyerek oradan ayrildim. Basimi yastiga koyup duami ettim. Biraz dusunceliydim sanki. Selim’in bu gun söyledikleri aklimi kurcaliyordu. Kac yasina gelmis, koca adam olmus, hala neden o kirmizi ferrariyi istiyordu ?!? Neden hala icinde kalmisti o araba… Aradan haftalar gecti. Selim’in saclari tamamen dökulmustu. Gittikce eridigini görebiliyor, hic bir sey yapamiyordum. Oysaki onun icin elimden gelen her seyi yapabilirdim. Birden aklima o araba geldi … Kimizi Ferrari…. Ertesi gun kahvaltidan sonra yaptigim ilk is; o arabayi aramak oldu. Bir cok dukkan gezdikten sonra istedigim gibi bir araba bulmustum sonunda. Yukari dogru acilan kapilari, uzaktan kumandasi ve en önemlisi kirmizi renkte bir Ferrari olmasiydi… Hemen guzel bir hediye paketi yaptirdim. Dukkandan cikip Selim’in kaldigi hastaneye gidecektim ki; telefonum caldi. islerde bir aksilik cikmis, benim imzam gerekiyormus. Oysaki ben Selim’i görmeye gidecek ve icinde hep kaldigini söyledigi o arabayi hediye edecektim. islerimi hallettigimde saat epeyce gec olmustu. Bu saatten sonra da ziyaretci almazlar diye dusundum ve dogruca eve gittim. Dus aldim yorgunlugumu azaltsin diye. Yatagima girdigimde icimde tuhaf bir sikinti olustu, kalbim hizlica carpti. Bir an korktum, ates basti vucudumu. Ne oluyor bana diye dusunmeden edemedim. Uzun sure uyuyamadim. Selim’i dusundum.. ona aldigim hediyeyi…cocuklugumuzu… ve simdiki hallerimizi…. Selim’in suan ki hali beni korkutuyordu aslinda, o pis hastalik gittikce arkadasimi esir aliyordu.. Ben ise caresizligimin ustune caresizligini ekleyebiliyordum sadece… Selim hediyesini görunce eminin havalara ucacak, bu ona cok iyi moral olacakti. Bir an önce sabah olsa da hastaneye gidip canim arkadasima en cok istedigi seyi, o arabayi verebilsem diye dusunup, sabirsizlandim. Kahvalti etmeden evden ciktim. Bir an önce Selim’in yanina gitmek istiyordum. Onu sik sik görmeye gidiyordum ama bu gun apayri bir heyecan, apayri bir duygu vardi icimde. Adini koyamadigim bir seyler hizlica beni Selim’e surukluyordu.. Hastaneye girdim. Hizli adimlarla Selim’in odasinin bulundugu kata ciktim. Kapinin önune geldim. Ona nasil bir muziplik yapsam da hediyeyi versem diye kafamda canlandirirken bir el omzuma dokundu. irkildim. Arkami döndugumde Selim’in doktoruyla yuz yuze geliverdim.. ‘Aysecim nasil söylesem bilemiyorum ama……’ kelimeleri dökuldu agzindan. Kalbim hizli hizli carpmaya basladi. Ne demeye calisiyor bu adam diye dusunuyordum. Sözlerini tamamlamasina izin vermeden kapiyi hizlica actim ve odaya girdim. Oda da kimsecikler yoktu, gözlerim Selim’i ariyordu, yatakta bostu. Doktorun konusmaya baslamasiyla elimdeki hediye paketinin yere dusmesi bir oldu ‘ SELiM’i DuN GECE KAYBETTiK’ …. O lanet olasi is telefonu gelmesiydi Selim’e en cok istedigi kirmizi ferrariyi hediye edecek, bilmeden de olsa onu son kez görebilecektim. Dun gece icime aniden dusen sikinti bosa degilmis meger… Hayatta en cok sevdigim arkadasima, son görevimi bile yapamamistim. Karmasik duygular icinde oldugum yere yigilip kaldim….. ………………………. ‘Sevdiklerinize zamanin degerleri oldugunu anlatmak yerine, kendinizden baslayarak uygulamak daha dogru olmaz mi sizce? … Seni seviyorum diyebilmek, her seye ragmer ‘hayir demeyi ögrenmek’.. isi hayatin merkezinden uzak tutmak cok zor olmamali hayat sahnesinde oynayan biz oyuncular icin… Bir saniyenin bile koca bir olimpiyat sonucunu etkiledigini dusunursek; yarini beklemenin ne anlami olabilir. UNUTMAYINKi; BAZEN cOK GEc DEMEK iciN BiLE cOK GEcTiR….’ |
Yazar: ayses |







Yorum Yapin
Yorum yapabilmek icin giris yapmalisiniz.