Browsing the archives for the Hikayeler category.


   
 
   
 

Bir Bardak Limonata

Hikaye, Hikayeler

Ask…
Ask minnet duyarak yasamanizi saglar. Indiana’nin issiz yollarindan birinde ilerlerken, ”Taze Limonata” levhasini görünce direksiyonu o yöne kirdim. Benzin istasyonu ve bir market beklerken karsima bir ev çikti. Ve randada yasli bir adam oturuyordu. Arabamdan indim. Etrafta baska kimse yoktu.Bana bir bardak limonata ve bir sandalye uzatti. Etrafta huzur vardi. Gökyüzü, misir tarlalari ve günes. Havalardan ve yolculugumdan söz ettik. Ailem olup olmadigini sordu. Daha yeni evlendigimi ve çocuklarimin olmasini çok istedigimi söyledim. Aile kavraminin hala önemini korudugunu görmek onu sevindirdi. Sonra bana kendi hayatini anlatmaya basladi. Bunu sizinle paylasmak istiyorum, çünkü anlattiklarini bende asla unutmayacagim. ”Aile çok özel bir kurumdur. Karin, çocuklarin ve kendine ait bir ev. Dogru seyi yapmanin huzurunu duyarsin içinde. Senin yasindaki halimi hatirliyorum.” diye basladi sözlerine. ”Evlenmek gibi bir sansim olabilecegini düsünmemistim. Öyle mükemmel bir ailem yoktu. Ama azimliydim. Annesi ve babasi beni çok sevdiler ve bana karsi çok iyi niyetli davandilar. Yinede zor geliyordu. Geceleri yataga uzanir ve düsünürdüm: Bosanma riskini göze alabilecek miydim? Bir karim, bir ailem mi olacak? Neden? Çocuklarimi bosanma riskiyle karsi karliya birakamayacagimdan emindim. ”Gençlige adim atinca yeni duygular deneyimlemeye basladim. Aska filanda inanmazdim. Delice sevdaya tutulmaktan öte bir sey olmadigini düsünürdüm. Bir arkadasim vardi. Beni çarptiginda orta sondaydim. Birbirimize karsi neler hissettigimizi söylemekten kaçiniyorduk. Sadece sohbet ediyorduk. Benim en yakin arkadasim olmustu. Lisede birbirimizden ayrilmaz olmustuk. Ailesiyle sorunlari vardi. Ona yardimci olmaya çalisiyordum. Ona göz kulak olmak için elimden ne geliyorsa yaptim. Akilli ve güzel bir kizdi. Bütün erkekler onunla olmak istiyordu. Madem bu seninle benim aramizda” diye ekledi,” Ben onunla olmak istemistim.” ”Bir kere çikmayi denedik, her sey çigirindan çikti ve dokuz ay konusmadik. Derken bir gün okulda cesaretimi topladim ve ona mesaj yolladim. O da yanit verdi ve yeniden basladik. Sonra o üniversiteye gitti.” Yasli adam kalkti ve bir bardak limonata daha getirdi. ”Babasi Minnesota’da yasiyordu. Okumaya onun yanina gitti. Benim hedefim beysbol oynamakti. Okuldan okula geziyordum. S onunda ben de Minnesota’da bir okula kabul edildim. Son derece ironikti. Ona müjdeyi verdigimde aglamisti. ”Çikmaya basladik. Onu ilk defa benim odamda öptügüm günü hatirliyorum. Kalbi hizla çarpiyordu. Reddedilecegim korkusuna kapilmistim. Iliskimiz gittikçe gelisti. Üniversiteden sonra beysbol oynamaya devam ettim. Ve hayatimin kadiniyla evlendim. Kilisede mihraba dogru ilerleyecegim hiç aklima gelmemisti.” ”Çocuklariniz oldu mu?” diye sordum. ”Dört tane dedi gülerek. ”Onlari okuttuk ve ve elimizden geldigince hayati ögrenmelerine yardimci olduk. Simdi hepsinin kendi çocuklari oldu. Kucaklarinda çocuklarini görmek bana gurur veriyor. Hayatin her seye ragmen yasamaya dedigini düsünüyorum. ”Çocuklar evden çiktiktan sonra karimla birlikte seyahatlere çikmaya basladik. Elele tutusup her yeri geziyorduk . Isin güzelligi burada zaten. Yillar geçtikçe ona karsi sevgim iyice büyümüstü. Kavga etmedigimizi söyleyemem, ama askimiz gittikçe derinlesiyordu. ”Karima olan sevgimi kelimelerle ifade etmem çok zor”dedi basini sallayarak. ”Bu sevgi bizi hiç yalniz birakmadi. Hiç ölmedi. Gittikçe kuvvetlendi. Yasamim boyunca çok hata yaptim, ama onunla evlendigim için asla pisman olmadim.” ”Tanri hayatin zaman zaman ne kadar zor oldugunu biliyor” dedi gözlerime bakarak. ”Bugünün dünyasini anlayamayacak kadar yasli olabilirim. Ama geçmise baktigimda emin oldugum bir sey var: Bu dünyada sevgi kadar güçlü bir duygu yok. Ne para, ne hirs, ne nefret, ne de sehvet. de edemez. Sairler ve yazarlar deniyorlar. Onlar da ifade edemezler, çünkü herkese göre degisir. Ben karimi çok seviyorum. Görüyorsun. Ölünce yan yana mezarlara yatacagiz, ama bu sevgi dünya yok olana kadar devam edecek. Bos gözlerime bakti. ”Seni çok tuttum, evlat”^dedi ve özür diledi. ”Umarim limonatayi begendin. Yolda giderken, karina ve çocuklarina ve sahip oldugun her seyi çok sevmen gerektigini düsün. Sevmelisin, çünkü bunlari ne zaman kaybedecegini bilemez misin.” Arabama dogru yürürken söylediklerinin ne kadar dogru oldugunu önemli düsündüm. Karisini yillar önce kaybettigini ve onu hala ayni sehvetle sevdigini düsündügüm bu yasli adam beni çok etkilemisti. Onun ne kadar yalniz oldugunu düsündükçe içimi bir aci kapladi. Limonata ve ara sira gelen ziyaretçiler disinda kimsesi yoktu. Yola yeniden koyuldum, ama yasli adami aklimdan çikaramiyordum. Birden limonata parasini vermedigim aklima geldi. Geri döndüm. eve yaklasinca uzaktan bir araba gördüm. Birinin daha orda durmasi ben sasirtti. Verandaya dogru ilerledim. Yasli adam ortalikta görünmüyordu. Tam parayi sandalyenin üzerine koymak üzereyken gözüm pencereden içeriye ilisti.Yasli adam odanin tam ortasinda karisiyla dans ediyordu. Sonunda anlamistim. Karisini kaybetmemisti. Sadece ögleden sonrayi yalniz geçirmislerdi. Bu olayin üzerine yillar geçti. Ben hala o yasli adami ve karisin düsünürüm. Onlar gibi bir yasantim olsun isterim. Bende onun gibi çocuklarima ve torunlarima sevgi birakmak isterim. Bende karimla dans eden bir büyükbaba olmak isterim. Hiç bir seyin sevgiden daha yüce olmadigina inanmak isterim.

hikayede.COm hikaye hikayeler hikayeleri hikayesi sitesinde Bu masal fikra siir yazi mesaj makale toplamda 8, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Hikayeye Yorum Yok

Mirc hikayede sohbet

Kaybetme Korkusu

Hikaye, Hikayeler

Kaybetme Korkusu..
Tam gögsünüzün ortasinda bir yeriniz aciyacak… Evinizin sizi içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksiniz… Sokaga firlayacaksiniz… Sokaklar da dar gelecek… Tipki vücudunuzun yüreginize dar geldigi gibi… Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne piril piril gökyüzü… Kendinizi tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz… Birileri size bir seyler anlatacak durmadan… “Önemli olan saglik.” “Yasamak güzel.” “Bosver, her sey unutulur.” Siz hiçbirini duymayacaksiniz… Gözyaslarinizdan etrafi göremez hale geleceksiniz. Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarinda ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz… Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz… “Ölüme çare bulundu” ya da “Yarin kiyamet kopacakmis” deseler basinizi kaldirip “Ne dedin?” diye sormayacaksiniz… Yalniz kalmak isteyeceksiniz… Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak… Ikisi de yetmeyecek. Geçmisi düsüneceksiniz… Neredeyse dakika dakika.
Onunla geçtiginiz yerlerden geçmek isteyeceksiniz… Gittiginiz yerlere gitmek… Bu size hiç iyi gelmeyecek… Ama bile bile yapacaksiniz. Biri size içinizdeki aciyi söküp atabilecegini söylese, kaçacaksiniz… Aslinda kurtulmak istediginiz halde, o aciyi yasamak için direneceksiniz. Hayatinizin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksiniz… Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz… Herkesi ona benzetip… Kimseyi onun yerine koyamayacaksiniz… Hiçbir sey oyalamayacak sizi… Ilaçlara siginacaksiniz… Birkaç saat kafanizi bulandiran ama asla onu unutturmayan… Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren… Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek… Bogaziniz dügümlenecek, dinleyemeyeceksiniz… Uyumak zor, uyanmak kolay olacak… Sabahi iple çekeceksiniz… Bazen de “Hiç günes dogmasa” diyeceksiniz. Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler… Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksiniz… Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çikana sarilmak isteyeceksiniz…

Nafile… Düsüncesi bile tahammül edilmez gelecek… Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasini istediginiz… Her siçrayarak uyandiginizda onun adini söylediginizi fark edeceksiniz… Telefonun çalmasini bekleyeceksiniz… Aramayacagini bile bile… Her çaldiginda yüreginiz agziniza gelecek… Aglamakli konusacaksiniz arayanlarla… Yüreginiz burkulacak… Caniniz yanacak… Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz. Hayata dair hiçbir sey yapmak gelmeyecek içinizden… Onun sesini bir kez daha duymak için yanip tutusacaksiniz… Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmediginiz için kendinizden nefret edeceksiniz… Yasadiginiz sehri terk etmek isteyeceksiniz… Onunla hiçbir aninizin olmadigi bir yerlere gidip yerlesmek… Ama bir umut… Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu… Bu umut sizi gitmekten alikoyacak… Gel gitler içinde yasayacaksiniz… Buna yasamak denirse…

hikayede.COm hikaye hikayeler hikayeleri hikayesi sitesinde Bu masal fikra siir yazi mesaj makale toplamda 5, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hikayeye Yorum Yok

Mirc hikayede sohbet

Hizli Kaplumbaga

Hikaye, Hikayeler

Hızlı Kaplumbağa:

Bu paradoks, Zenon Paradoksu olarak ta bilinir:

Hikaye bu ya, kaplumbağanın biri yolda Carl LEWİS le (Bu ismin gerçek hayatla hiçbir ilgisi yoktur!) karşılaşır. Kısa bir sohbetten sonra kaplumbağa, Lewis e 100 metre yarışı teklif eder. Önce bu teklife gülüp geçen Lewis, kaplumbağanın gayet ciddi ve ısrarcı olması üzerine isteksiz bir şekilde teklifi kabul eder:
- Tamam yarışalım ama neyine güvenip benimle yarışmaya kalkıyorsun be birade r?
Kaplumbağa, yalnız bir şartı olduğunu söyler:
- Senden tek isteğim, ben yarışa 10 metre önden başlayacağım. Bu şartla beni kesinlikle geçemezsin. Ne o yoksa korkuyor musun?
Lewis kaplumbağanın şartını kabul eder. Yalnız kaplumbağa bir açıklamada bulunur:
- Yarışa başladığımızda sen benim ilk başladığım noktaya geldiğinde ben biraz önde olacağım(mesela 10 metre). Bu anda filmi dondurup farkı göre biliriz. Tekrar harekete başladığımızda sen ikinci kez yarışa başladığım noktaya geldiğinde ben biraz daha önde olacağım(mesela 10 cm). Tekrar hareket ettiğimizde benim son olarak geldiğim yere geldiğinde ben mutlaka senin önünde olacağım. Dolayısı ile sen hiçbir zaman beni geçemeyeceksin.
Bu sözleri duyan Carl LEWİS, yarışma fikrinden vazgeçer. Mâlum, itibar meselesi…

hikayede.COm hikaye hikayeler hikayeleri hikayesi sitesinde Bu masal fikra siir yazi mesaj makale toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hikayeye Yorum Yok

Mirc hikayede sohbet
« Onceki Gonderilenler