Sik Kullanilanlara ekle Anasayfan Yap Videolar Program hikaye fikra ruyalar
Hikaye Hikayeler Makale Makaleler Siir Siirler Hikayeleri Guzel Sozler Gunluk Kim kimdir nedir hepsi bu Sitede

07 AÄŸustos 2008

Bandocu Basi

Kategori: Dramatik Hikayeler, Hikaye, Hikayeler — admin @ 12:52

Daha onüç yaşında olmama karşın kendime oldukça güvenen bir çocuktum. Bu nedenle de o yıl küçük kasabamızın davul ve borazan topluluÄŸu “The Apple Arrows” bandosunun önünde yürümeye gönüllü oldum.Çubuk çevirme konusunda pek iyi deÄŸildim. Yürüyüş çalışmalarında da tökezlememe karşın jimnastik becerilerim nedeniyle bu önemli görevin bana verildiÄŸini düşünüyordum.Sonunda büyük yürüyüş günü geldi ve ben çubuÄŸumu atmaya, çevirmeye, bandomu kalabalık yürüyüş yolu boyunca yürütmeye baÅŸladım. Ailem, arkadaÅŸlarım hatta en sevdiÄŸim öğretmenlerim bu yeni görevimde beni alkışlamak için gelmiÅŸlerdi. Bu benim için çok büyük bir deneyimdi; düşümün gerçekleÅŸmesinin tadını çıkarıyordum.Birden omzumda sert bir el duyumsadım ve kulağımın dibinde rahatsız edici bir ses duydum. Bu el ve ses bando müdürüne aitti. Beni tam zamanında çevirmiÅŸti. Ben de böylece bandonun iki blok ötedeki yöne doÄŸru ilerlediÄŸini görebildim.

O gün aldığım derslere gelince:

1-Kendinizi çok ciddiye almayın.

2-İyi bir insan olabilmek için içgüdü ve kendini beğenmişliğin ötesinde şeyler gerekir.

3-İyi bir önder okların doğru yönü gösterdiğinden emin olmak için arada sırada arkasına da bakar.

4-Ne kadar koşarsanız koşun, bir kez şaşırdınızsa yönünüzü ilerleyen bir grubu yakalamanız zordur!

• • •

 

Balonlar

Kategori: Dramatik Hikayeler — admin @ 12:46

Adamın hastalığına çare bulamayan doktorlardan biri, kendisine Evliya denilen bir ihtiyarın adresini vermiş. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında , sokağın köşesinde simit satan 6-7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu. Adam o yaştaki çocukların tamamen günahsız olduğunu düşünerek yoluna devam ederken, aniden duruverdi. Simitçinin üzerindeki eski t-shrt ün üzerinde bir E harfi yazılıydı. Ve bu E mutlaka evilyanın E si olmalıydı. Aradığı evliyaya bu kadar çabuk ulaşmanın heyecanıyla yanına gidip bir simit aldıktan sonra ;
-Doktorlar benim hasta olduğumu söylediler , dedi. İyileşmem için bana dua eder misin ? Çocuk bu teklif karşısında şaşırmışa benziyordu. Kafasını olur der gibi sallarken ;
- Bende sık sık hastalanıyorum , diye karşılık verdi. Ama dedem , Allah a inananların ölünce yıldızlara uçtuklarını ve orada cenneti seyrettiklerini söylüyor. Bu yüzden korkmuyorum hastalıklardan.
Adam içinin bir anda ferahladığını hissetti. Onun soğuktan moraran yanaklarına bir öpücük kondururken;
- Deden çok doğru söylemiş , dedi. Ama ben yine de yardım istiyorum senden.
Çocuk duasının kıymetini anlamış gibiydi. Karşı kaldırımdan geçmekte olan baloncuyu göstererek ;
- Size dua edeceğim diye cevap verdi. Ama eğer iyileşirseniz , bana 10 tane balon alacaksınız ,
tamam mı? Bu sefer adam başını salladı. Fakat çocuk bu kadar büyük bir hazineyi istemekle haksızlık yaptığına hükmetmişti. Mahcubiyetten kızaran yanaklarını elleriyle örtmeye çalışırken ;
- Uçan balon almanıza gerek yok , diye devam etti. Normalinden 10 tane istemiştim. :)) Adam elini uzatarak çocukla tokalaştı. Anlaşma nihayet yapılmış , ayrıntılara geçilmişti. Buna göre hastalıktan kurtulması halinde 6 ay sonraki Ramazan Bayramında çocukla buluşacak ve her hangi bir sebeple gelemediği takdirde , önceden hazırlanan balonların ona ulaşmasını veya postalanmasını sağlayacaktı. Adam küçük çocuğun adını ve adresini bir kağıda yazdıktan sonra , başını okşayarak onunla vedalaştı. Aradan soğuk bir kış geçip Ramazan a ulaşıldığında, adamın hastalığından eser bile kalmamıştı. Hayata tekrar dönmenin sevinciyle en güzel balonlardan bir paket hazırladı ve bayramın ilk gününü iple çekerek randevu yerine gitti. küçüklerin cıvıl cıvıl kaynaştığı bayram yerindeki diğer simitçiler, çocuğu tanımıyordu. Adam onu biraz ilerdeki bakkala sorduğunda , dükkan sahibi ;
- Ciğerleri hastaydı yavrucağın , dedi. Geçen hafta aniden ölüverdi.
Adam bir anda beyninden vurulmuşa döndü. Ve koşar adımlarla orayı terk ederken, önüne çıkan ilk baloncuya bir tomar para uzatıp;
- Şu an uçan balonlardan 10 tane istiyorum , dedi. Çabuk ol , gecikmeden ulaşmalı yerine. Adam satıcının aceleyle uzattığı balonların iplerini birbirine düğümledikten sonra ,onları besmeleyle gökyüzüne bıraktı. Bayram yerindeki herkes gibi baloncu da şaşkındı. Sonunda dayanamayıp ;
- Ne yaptığınızı anlayamadım dedi. Neden bıraktınız onları öyle ? Adam , nazlı nazlı yükselmekte olan balonları buğulu gözlerle takip ederken ;
- Onları bekleyen küçücük bir dostum var, diye mırıldandı. Hem de evliya gibi bir dost. Balonları adresine postaladım sadece.

• • •

 

Baloncular

Kategori: Dramatik Hikayeler — admin @ 10:32

Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiÅŸ gibi takip ederken, ÅŸaÅŸkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren ÅŸey, “Bizim eve bile sığmaz” dediÄŸi o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doÄŸru yaklaÅŸtı ve bütün cesaretini toplayarak: -Baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuÄŸu söyle bir süzdükten sonra: -Paran var mı? diye sordu. sen onu söyle. -Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak. -Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim. Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuÅŸ, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı. Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuÅŸ ve yol kenarındaki büyük bir akasya aÄŸacının dallarına takılmıştı. Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken,baloncu ona doÄŸru dönerek: -Küçük, diye seslendi. Balonları aÄŸaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı. KoÅŸarak aÄŸacın altına doÄŸru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya baÅŸladı. Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduÄŸu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını hissettirmiyordu. Sincap çevikliÄŸiyle balonlara ulaÅŸtığında bir müddet onları seyretti vedallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı. Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diÄŸerlerinden ayrılmış ve aÄŸaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa, dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp aÅŸağıya indi ve adam dönerek: -Birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra: -Seninki aÄŸaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al. Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncununuzaklaÅŸmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:

“Olsun”, diye mırıldandı. “Olsun.” AÄŸacın üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artık..

• • •

 
Sonraki Sayfa »


Hikayede hikaye hikayeler hikayeleri:
hikayeler Hikaye hikayede

Link Degisimi ve Top Listler