Yazan: admin Tarih: Tem 5th, 2008 | Kategori::
Klasik Hikayeler
Yılların eskitemediÄŸi hüznümsün sen.Hani yıllanırda kıymetlenirmiÅŸ ÅŸaraplar bu deÄŸil senin tadında vazgeçemediÄŸim.Her günümü yeni baÅŸtan yaratanımsın sen.YaÅŸanmamış baharlar doÄŸmamış güneÅŸler getirenimsin.Papatyadan taçlar taktın saçlarıma.Varlığın nasıl da güzel yaraÅŸtı hayatıma. Seni sevdiÄŸim ilk günümsün benim.CoÅŸkuyla akanımsın yüreÄŸime ve yaÄŸmur ardından içime çektiÄŸim toprak kokusu,tertemiz,arınmış. Åžimdi her yanımdasın benim köklenmiÅŸ bir sevda uÄŸruna yaÅŸadığım. Seni öyle çok özledim ki bu gün kendimi dağıtmak geliyor içimden.İçip içip yollarda sızmak,periÅŸan olup aÄŸlamak,acınacak hallerde olmak geliyor .Sahilde uzanıp gece çökerken bir yıldız kaysın diye beklemek,aÄŸlamak sevdiÄŸim aÄŸlamak dalgalar gibi sahile vura vura ve o sahilde taÅŸ olup kalmak geliyor.Sen bilemezsin sensizliÄŸi.Nasıl bir sancıdır döner durur ve nasıl acıtır sol yanında derin bir hançer yeri. Bu ömür bundan böyle kimsenin deÄŸildir.Benimde hakkım yok bilirim senin olanı harcamaya.YüreÄŸimi parça parça ayırıp kanatmaya.Sen varsın içinde sen, en korunaklı yerinde,söküp baÄŸrımdan atsam benim canım yanmaz,ya da kesip ÅŸah damarımı kanımı akıtsam sen akıp gidersin kan yarine avuçlarımdan.Dayanamazsın Åžimdi sensizliÄŸimin 3. günü ve ben daha çok senim baÅŸtan tırnaÄŸa.Gözlerim kan çanağı oldu aÄŸlamaktan , o bakmaya doyamadığın deÄŸilim artık.Saçalrımda papatyalarım soldu,ben papatyadan taçlar yapmayı bilmem,ellerim tutulur…Elimi atsam kuruyor zaten bütün papatyalar.Baharlarımı kaybettim sevdiÄŸim.Gel ne olursun,ışıklar getir sevilmeler getir bana katıksız.Çayımda zehir ol.Gel sevdiÄŸim.Yüzümde elinin sıcaklığı yakıyor gel de dinsin kavrulmuÅŸluÄŸum.Hiç gitmemiÅŸsin gibi ÅŸehir de unutsun yokluÄŸunu bende unutayım.Sen yeter ki gel.Sokaklar da hala yankısı var adımlarının bu başımda son sarhoÅŸlığum.Bana beni vurdurmadan,bu ÅŸehri başıma yıktırmadan gel…
Yazar hikayeler
Yazan: admin Tarih: Tem 4th, 2008 | Kategori::
Klasik Hikayeler
Yıllardır susuyordu.Hep onu suskun kız olarak bilirdiler. Güzel kızdı Allah için.Esmer, mavi gözlü. Ama hep susardı. Yine öyle yaptı. Denizde dalgalar boÄŸuÅŸuyordu.Köprü üstünde ellerini iki yana baÄŸlamış, mutlu yüz ifadesi, üşüyordu. SessizliÄŸini dalgalar bozuyordu. KonuÅŸ benimle diyordu, ÅŸarkı, türkü söyle ama konuÅŸ artık? Yüzü düşmüş bir ara. Onun için koÅŸmuÅŸ yanındaki çocuk. Neden asıldı diye. Uzun boylu bir delikanlıydı bizimkine göre. Yüzü düşmüş. Karşıdan gelen gemiye bakmış. İçinde kendini görmüş. AÄŸlamaya baÅŸladı. Halbuki ne vardı ki aÄŸlanacak?… Yanında birileri varmış. Hoplamış yerinden genç yüreÄŸi, bir anda aÄŸlamaya baÅŸlamış. Delikanlı koÅŸtu yanına. Yüzüne baktı, kolunu tuttu kızın, hafif sarsınca normale döndü. Gülümseyemedi, oÄŸlan gitti. Hızlı yürümeye baÅŸladı çabucak. Mutlaka koÅŸmalıydı.Aslında yüreÄŸinde uçmak vardı uzun uzun. Devler gibi birilerine bakmak yukardan. Nedendi ki? Aradığı bir ÅŸeyler olmalıydı. Elbette vardı. Ama kendi de bulamamıştı henüz. Delikanlı arkasından yavaşça yürüyordu. Saçları dalga dalga oldu. Mutlaka gülmeliydi ve yaptı bunu. Ama bağırmak istedi her zamanki gibi. Hiç tattığını hatırlamadı genç kız bu duyguyu. Tam bir martıyı andırıyordu. Yoldan karşıya geçmek istedi. Arabalara baktığı anda delikanlı kolundan yakalayıverdi. Kızı hem uzaktan, hem yakından izliyordu. ?Gidelim mi artık?? dedi. Kız başını salladı. Kolundan tutup sahil yolunu terk ettiler. Yemek yiyeceklerini söyledi genç adam.Kız karşılık vermedi. Onunla birlikte devam etti. Ama gözlerindeki donukluÄŸu bir türlü çözememiÅŸti genç kızın. İlk defa karşılaÅŸtı kızın bu durumuyla. Ne yapacağını ÅŸaşırdı. İkisi de susmuÅŸlar tabakları bekliyorlardı. Tıpkı bir çocuÄŸun gözünün içine bakarcasına, genç adam dikkat ediyordu. Güzel ÅŸeylerden bahsediyordu. Kızın hoÅŸlandığı ÅŸeylerden. Ama hiç iÅŸe yaramadı? Çünkü dinlenilmiyordu. Kız gemide kendini gördü. İğne oyalı, beyaz bir tülbent vardı elinde. Yanındakiler tanıdık, ama çıkaramadı bir türlü.Bir daha gitmek istedi ama korktu. Dönelim anlamında bir baktı adama. ?Hesap lütfen!? Tekrar arabaya bindiler. Adam bir müzik açtı. İçli söylüyordu kadın. Yanık ve ciÄŸerden. Tekrar görüntü aklına geldi ve bir damla daha yaÅŸ boÅŸandı. Delikanlı radyoyu kapattı. Sanki her ÅŸey inadına onu aÄŸlatıyordu. ?Åžansa bak? dedi içinden adam. Arabayı otoparka park ettiler. GeniÅŸ bahçede hala oturanlar vardı. Mutlu gözüküyorlardı bazıları, sürekli gülüyorlar. Bazıları derin derin düşünüyorlar. ?Çok büyük filozoflar çıktı buradan? diye iÅŸaret etti gen kıza. Hafif bir gülümseme karşılık geldi. Koca binanın içine girdiler. Burası bir klinikti. Genç adam kızı sıkı sıkı kolundan tutuyordu. ?HoÅŸ geldiniz? dedi bir kadın. ?Nasıl geçti bakalım geziniz?? Doktor gözleriyle hemÅŸireyi durdurmaya çalıştı. ?Odanıza çıkabilirsin. Ben birazdan geleceÄŸim. HemÅŸire Hanım sizde oda servisini arayın.? Dedi. ?Peki doktor bey? dedi genç adama hemÅŸire. HemÅŸire ve genç kız merdivenlerden çıktı. ?Åžanslısın canım benim. Bakalım nereyi gezdiniz bugün? dedi. Kız yine cevap veremedi. ?Neden üzgünsün?? diye sordu hemÅŸire. ?Yoksa doktor bey sana rahat ettirmedi mi?? Kız hızla odasına koÅŸtu ve bir soru daha çekmek niyetinde deÄŸildi doÄŸrusu. YataÄŸa yattı ve sırtını döndü. ?İyi geceler, ÅŸimdi doktor bey de gelir.? Deyip odadan çıktı hemÅŸire. Çok sevecendi bu çok. Kızda severdi aslında ama çok konuÅŸmasını sevmiyordu. Halbuki bu bir tesadüf deÄŸildi. Çok konuÅŸan, neÅŸeli bir hemÅŸire tam da kız içindi. Az sonra doktor geldi. ?Bir ihtiyacın var mı?? dedi ama cevap alamayınca ?İyi uykular? deyip ısrar etmedi ve odadan çıktı. Kız, herkesin odadan çıktığını görünce, büyük aynanın karşısına geçip aÄŸlamaya baÅŸladı. Hem de delicesine bir aÄŸlamaktı bu. Ama hemen toparladı kendini. Banyoya girdi ve uzun zaman çıkmak istemedi. Banyodan çıktığında masada yemeÄŸi vardı. HemÅŸirenin gelmesine daha yarım saat vardı. Her akÅŸam ki konuÅŸmalar için. Gerekirse? Hatırlamak istemedi. Hemen üstünü deÄŸiÅŸtirip yemeÄŸe koyuldu.
Yazar: Misafir
Yazan: admin Tarih: Tem 5th, 2008 | Kategori::
Klasik Hikayeler
Uzun zaman önce bir balıkçı köyünde güzeller güzeli bir kız yaşarmış.simsiyah saçları kadife yaz gecelerini hatırlatırmış.Bütün köy uzaktan bakarmış güzelliğine o hiç kimseyle konuşmaz,her sabah deniz kıyısına iner öğlene kadar orada kalır.Güneşin dalgalarla yakamozlanışını seyredermiş.Öğlen yine sessiz evine dönermiş.Bahçesinde güllerin en güzelleri papatyaların en narinleri yatişir,yaseminlerin kokusu bütün köyü sararmış.Yapayalnızmış.Hikayesini bilirmiş bütün köy ve tuttuğu yasa saygı duyar onu hiç rahatsız etmezmiş. Günlerden bir gün yine uyanıp hazırlanmış güzel kız deniz kıyısına doğru yola koyulmuş.Havada ağır bir yağmur kokusu fırtınanın habercisiymiş.Bütün balıkçılar barınaklara çekmişler teknelerini ve herkes aceleyle evine dönmüş.Kız usulca oturmuş kumsala.yemyeşil gözleri çok uzaklara dalıp gitmiş.İyice bulutlanmış gökyüzü ve denizde kurşuni bir aydınlık arkasından rüzgarda katılmış fırtınanın dansına.Saçları uçuşmaya başlamış güzeller güzelinin,son kalanlarda evlerine girmişler bir sessizlik çökmüş ki köyün üstüne güzel kızın yasından ağır.Bir gök gürlemesi duyulmuş ve bardaktan boşanırcasına başlamış yağmur rüzgarsa vura vura kıyıları,denizle kavuşmuş.Köylü biliyormuş bu fırtınadan kaçamazsa kurtulamayacağını,o incecik narin bedenin,yıllanmış yasına dayandığı gibi bu afete dayanamayacağını ama gidememiş kimseler yanına.İhanet gibi gelmiş onu yolundan döndürmeye çalışmak.Fırtınanın sesi yavaş yavaş yitip gitmiş,rüzgar bırakmış kollarındaki denizi ve bulutlar gözyaşları gibi süzülüp gitmişler gökyüzünden.Güneş yine yüzünü göstermiş yeryüzüne,yıllanmış sevgilisine kavuşmanın mutluluğuyla bir başka parlamış. Köylüler aceleyle kıyıya koşmuşlar belki bir mucize olmuştur,güzeller güzeli kurtulmuştur diye.Ama beklenen mucize olmamış sahilde ne o güzel kız nede ondan bir iz bulamamışlar.Bu teslimiyetin sebebini biliyormuş hepsi ama yine de ağlamışlar.Yıllanmış bir acının son ağıtıymış bu sessiz kayboluş.Giden sevgilinin ardından kendini unutan güzeller güzelinin yıllarca unutulmayacak hazin sonuymuş. Sevdiğime: Sevdiğim seninle yaşanan ve yaşanacak bütün mutluluklar bu öyküde olduğu gibi sadakatle ve inaçla yaşansın.Ve sensiz bir ömür yaşanacaksa tanrı beni de yanına alsın.
Yazar: Misafir