Mart 2008 iin arsiv

Son Durakta inenler

Yazan: admin Tarih: Mar 9th, 2008 | Kategori:: Gercek Hikayeler

Caminin avlusu hınca hınç doluydu. Belli ki cenazenin yakınları onu son yolculuğuna uğurlamak, dostları da son görevlerini ifa etmek için oradaydılar.Sahte gözyaşı dökenler,kara gözlüklerin ardında cenazeye gelenleri inceleyenler,ağlamamasını kara gözlüklerle örtmeye çalışanlar,bedenen orada ama ruhen çok uzaktaki olanlar,”Yahu tam da ölecek zamanı buldu.Bugün de çok önemli işlerim vardı.Çabuk bitse de gitsem” diyenler… Kimler yoktu ki…

Bazıları gruplaşmış vaziyette olayı değerlendiriyordu. Sessiz ama derin-den..Her köşeden ayrı bir fısıltı duyuluyordu.Kimi hayattayken bir kaşık suda boğmak istediği bu mevtanın ardından:

“Çok iyi bir adamdı çook.”diyerek onun ne kadar iyi birisi olduğunu inandırmaya çalışıyor,kimi borç para vermediği için ağzına geleni söylediği ve şu an yerde masum bir şekilde yatan zata bakarak:

“Çok cömertti,kimin ihtiyacı olsa hemen koşardı.”diyerek onun el açıklılığından dem vuruyor,kimi kapısını bile bilmediği bu adam için:

- Beni çok severdi, sürekli ziyaretime gelirdi, çok yazık oldu.”diyerek onun insanları ziyaret eden biri olduğunu dile getiriyordu. Tekerlekli iskemleyle getirilen yaşlı kadın da:

- Oğlum her bayram olmasa bile işinden fırsat bulduğunda beni ziyarete gelirdi. Üstelik huzurevinin bütün masraflarını o karşılıyordu.” Diyerek onun kendisini ne kadar çok sevdiğini, ne kadar önem ve değer verdiğini anlatmaya çalışıyordu etrafındakilere…

Katılımcılara bakıldığında zengin bir kesim olduğunu kestirmek hiçte zor değildi.Üstelik caminin dışında cadde boyu dizilen son model lüks arabalar ölen kişi hakkında gerçek bilgiyi veriyordu ‘ya çok zengin ve hatırı sayılır bir iş adamı veya siyaset çi’ diye düşündürüyordu insanı.Alalade sade bir vatandaş olmadığı gelen çelenklerden de belliydi zaten.Holdingler,bakanlar,milletvekilleri,ünlü iş adamları ve ünlü sanatçılardan gelmişti bu çelenkler.Büyük bir iştirakle kılınan cenaze namazının ardından yapılan dualar ve imamın;

- Mevtayı nasıl bilirdiniz?

Sorusuna hiç düşünmeden;

- İyi bilirdiiik!

Diye verilen yanıtlar ve omuzlara alınan cenazeyi yine aynı duygularla mezarlığa götürüldü.

Gruplaşmalar burada da devam etti. Herkes ölen kişiyle ilgili anıları abartarak anlatıyordu. Bire on katarak adamı neredeyse melek gibi günahsız yapmışlardı. Hani meşhur bir söz vardır ya “kör ölünce badem gözlü olur” diye. Tıpkı onun gibi adamın badem gözlü olduğuna inandırmak için yarış yapıyorlardı birbirleriyle. Saçları örgülü üstü başı perişan bir şekilde, kara gözleriyle çevreyi izleyen ufak bir kız çocuğu hayretle bakıyordu etrafındaki bu sahte insanların sahte gözyaşlarına. Bu arada cenazenin gömülme işlemleri bitmiş, dualar edilmiş, insanlar son görevlerini yerine getirmenin rahatlığıyla evlerine gitmek için ayrılıyorlardı.Yarım saat sonra kimse kalmadı mezarlıkta. Sadece o kara gözlü ufak kız vardı. Usulca yanaştı mezara. Belli ki aklından çok şey geçiyordu ufak kızın. Bu ilk karşılaşmaları değildi ufak kızla iş adamının.

Daha birkaç ay öncü onu fabrikasında çalışan babasını gerekçesiz çıkarmıştı.Parasını bile vermeden hem de. Para istemeye beraber gitmişti babasıyla. Adam onları saatlerce kapıda bekletmişti. Canı sıkılınca kapıdan içeri bakmıştı küçük kız. Adam mağrur ve neşeli bir şekilde bir anahtarı uzatıyordu kadına:

- “Bu jipi sana aldım canım. Ama dikkatli kullan hee..! derken kapıda ufak kızı fark edip içeri çağırdı onları. Mali durumunun kötü olduğunu, işlerin durgun olmasından dolayı çıkartıldığını, işler açıldığı zaman tekrar çağırılacağını anlatıp göndermişti onları.Fakat aylar geçmesine rağmen ne işe almıştı ne de çıkışını vermişti babasının. Başka işte bulamamıştı babası. Eli mahkum, bekliyordu patronunun tekrar işe çağırmasını.Ama eski işçilerin tümünü çıkarıp, daha ucuz çalışacak yeni elemanlar aldığını duyduklarında çok üzülmüşlerdi.Üç kardeşi, hasta annesi ve babası çaresizdi. Son bir kez daha gittiler fabrikaya; ama içeriye alınmadılar bile.Dışarıda beklerken yanlarından hızla geçen Mercedes’in içinde mağrur ve başı dik oturuyordu adam.Bir ara küçük kızla göz göze geldiler. Adam hızla kaçırdı gözlerini kara gözlerden. Küçük kız hızla giden araba ile birlikte hayallerinin, umutlarının ve geleceğinin arabanın tozuna karışıp gittiğinin farkındaydı. Gözleri buğulandı. Dudağı büküldü. Hafifçe bir şeyler mırıldandı sadece. Bu onu son görüşleri oldu zaten. Ogün trafik kazası geçirmiş ve hayatını kaybetmişti.

Tüm bunlar film şeridi gibi geçti küçük kızın kara gözlerinden.Yeni örtülen ve henüz ıslak olan topraktan bir avuç aldı.Avucunda iyice sıktıktan sonra tekrar mezara doğru fırlattı hışımla.Yine hafifçe mırıldandı.

“Topraktan geldin ve yine toprağa gittin. Hiçbir şey seni kurtaramadı değil mi? Mağrur adam. Çok güvendiğin malın, mevkiin, hatırı sayılır dostların, hiç biri seni kurtarmaya yetmedi değil mi? Yazık, çok yazık, keşke ölmeden bunları anlayabilseydin….


Sadece Onu Sevdim

Yazan: admin Tarih: Mar 7th, 2008 | Kategori:: Gercek Hikayeler

öncelile herkese slmlar bu bir gerçek hikayedir ben 16 yaşında bir gencim 1991 doğumlu ben bundan tam 3 yıl önce bir kızı sevdim gerçektende sevdim yani ama o beni anlamadı 1 değil 2 değil 3 kışiyle çıktı ben sesimi çıkarmadım ama onun beni sevmediğini biliyorum neyse lafı uzatmadan banada teklifler geldi 2 kişiden ben sadece onu sevdiğim içinkabul etmedim onun için 1 kaç arkadaşımın bildiği fazla kişinin bilmediği bir şeye kalkıştım intahar ettim o gece tam tamına 1 35 lik rakı 5 tane biraz içtim onun öncesindede 2 tane baş ağrısı hap attım daha etkili olsun diye ama allah ya beni kurtardı işte ewet hikayenin sonuna geldik hiç merak etmeyin iyi bir sonla bitmedi arkadaşlar o şuan gene biriyle çıkıyor ben hergün içiyorum ama olmuyor reva değilmiş içmek nerde hata yaptığımı ben bilemedim duman gözlüme


Konus Benimle Angel

Yazan: admin Tarih: Mar 7th, 2008 | Kategori:: Gercek Hikayeler

Ben annem ve babamla birlikte yunanistan a gideceğim.Sonunda okullar kapandı yunanistana gitmemize bir hafta kaldı şimdi hemen uyumak istiyorum .sabah uyandığımda sağ kolumda bir ağrı hissetdim bunu anneme söyledim.annem bana biraz dinlenirsem geçebileceğini söyledi.ertesi gün uyandığımda ise sağ bacağım ağrıyordu annem bu kez telaşlandı ve babama bunun bir pskolojik durum olduğunu anlattı.sonunda yunanıstana gittik yunanistanda bir hafta kaldık daha sonra ben banyoda yüzümü yıkarken burnumdan kan gelmeye basladı ve bu kanamayı bir türlü durduramadım büyük bir panik icindeydim babam hemen en yakın eczaneye gidip pamuk aldı burnuma pamukları tıkadım agzımdan nefes alıyordum bu kez burnumdaki kanama durdu ama şimdi de agzımdan kan gelmeye basladı acılen evımıze gerı donduk ve aıle doktorumuza gıttık kan tahlılı de yapıldıktan sonra benım lösemi hastası olduğum anlasıldı bu zor gunumde annem bana babaannemden bana tek hatıra olan bez bebegım angeli getırdı cok sevınçliydim bir yanadan da üzgündüm bir4 aksam benım gıbı lösemi olan arkadaslarla tanıstım odama gerı dondum bebeğim angel yoktu her yerı aradım yatagımın altına düsmüs ama ben bebegımın sadece oyle süs olarak durmasını degıl benımle konusmasını da ıstıyorum fakat o cansız bır bebek benımle konusmayacak bılıyorum yınede sansımı denemek ıstıyorum konus benım le angel bebegım konustu merhaba dedı nımle konustu cok sevınçliyim dün gece bir arkadasım fenalasmıs onu gerı getırmeye calısmıslar ve basarmıslar odasına goturulurken benı kım oradan gerı getırdı ben orada cok mutluydum oradakı akrabalarımı cok ıyı ınsanları gordum dıye sayıklıyordu aradan haftalar gectı kendımı cok kotu hıssedıyordum sımdı yavas yavas rahatlıyorum gıtt gıde yukselıyorum huzur ıcındeyım odama bir hemsıre gırdı ben asagıda oyle bos bos yatan bedenımı goruyorum ne kadar cırkın bır bedenım varmıs hayattayken kendımı cok guzel goruyordum ama sımdı ben o bedenden daha guzel ve mutluyum olunce bu kadar rahat olacagımı bılseydım eger daha once olmekten hıc korkmazdım