Yalniz Tirmanis

Dramatik Hikayeler
bu yasima kadar hayatla hep tek basima savastim ama o kadar cok yoruldumki o kadar acizimki artik yasamak bile istemiyorum.insanlari tanidikca hayvanlari ve hayvanlar gibi yasamayi daha cok seviyorum.kendimi bildim bileli yurtlarda gecti hayatim.ewet hem annem hemde babam hatta bir abim birde kardesim var ama yok ewet olmalarina ragmen yoklar.cunku hic bir zaman yanimda olmadilar.daha önceleri hep bir aile hasreti ve özlemi cekiyordum ama icimdeki o hasret o özlem deli bir yangin gibi yanip yanip söndu ve kul oldu.ve önceleri yani hayatimin toz pembesindeyken yasamayi cok seviyordum cunku herkesin beni sevdigine inaniyordum ama öyle degilmis ailemin yaninda bile hic degerim yokmus artik benim icin yasamanin pek bir anlami yok yani kaybedebilecegim hic bir sey yok yasamaktan nefret ediyorum ve ölmek istiyorum

Yazar: yagmur

hikayede.COm hikaye hikayeler hikayeleri hikayesi sitesinde Bu masal fikra siir yazi mesaj makale toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hikayeye Yorum Yok

Mirc hikayede sohbet

Ozlemi Ariyorum

Romantik Hikayeler

Benim adım Emin şu an vatani görevimi yapıyorum. Hikayem 3 yıl önce Cumhuriyetin 75. yıl kutlamalarında başladı. Bursa da kutlamalar çerçevesinde ibrahim Tatlıses ve Grup Laçin konseri vardı. Bende konserdeydim. Arkamda çok güzel benim gibi uzun boylu bir kız vardı.
Onunla tanıştık adı Özlemdi. O akşam epeyce gezdikten sonra onu evine bıraktım ve telefon numaramı verdim. Beni aradı ve buluşmak istedi. Buluşup bir kulübe gittik. Dans ettik, konuştuk. Akşama doğru evine bırakırken elini tuttum. Oda etkilenmişti bana telefon numarasını verdi. Ve zaman geçtikçe aramızdaki aşk dahada alevlendi.
Niyetim ciddiydi. Konuyu aileme açtım. Ancak ailem Özlemi istemedi. Büyük kavgalar sonucu evden ayrıldım. Sokaklarda bir marangozhane de yatmaya başladım. Bu durum üç ay sürdü. Babam beni eve almadı. Özlem de bu durumu babasına anlattı. Özlemin babası beni yattığım marangozhaneden aldı evine götürdü. Her şeyi ona anlattım. Üzülme oğlum her şeyin bir çaresi vardır dedi. O gün Özlem ler de kaldım.

Ertesi gün özlemin babasıyla benim babama gittik. Ama babam bizi kovdu. Özlemin babası Ramazan Bey bunun üzerine Bundan sonra sen de benim evladımsın. Artık bizde kalırsın. Kızımla da evlendiririm evlendireceğim dedi.

Artık onlarda kalıyordum. 1 ay sonra nişan yaptık. Ancak Özlemin dayısının oğlu Emrullah, bu ilişkiyi çekemiyordu. Çünkü Özlem de gözğ vardı. Bana sürekli tehditler savuruyordu. Emrullah ve iki arkadaşı bir gün yolumu kesti. Beni acımasızca dövüyorlardı. Bir fırsatını bulup kaçtım ama ardımdan silahla ateş etti. Bir kurşun sırtıma saplandı. Ben yere düşünce yanıma geldi ve kurşunu bittiği için ateş edemeyince bıçağını çekip sırtıma sapladı.

Ama öldürmeyen Allah öldürmüyor. Ben hastanede iken Emrulah Özlemi kaçırdı ve 15 gün boyunca nişanlıma tecavüz etti. Sonra Özlemi eve yolladı. Özlem babasına her şeyi anlatınca babası utancından her şeyi toplamış ve başka bir yere taşınmış.

Bu arada benim başka bir arkadaşım, gidip Emrullahı bulmuş ve bıçaklayarak öldürdükten sonra polise teslim olmuş. Ben 3 ay sonra hastaneden çıktım. Öğrendim ki Özlem artık bana layık olmadığını düşündüğü için 29 yaşında evlenmiş boşanmış 2 çocuk sahibi bir adamla evlenmiş. Her yerde aradım ama bulamadım. Bu arada bana babam kadar yakın olan bir insan beni Fatma adında bir kızla nişanladı. Fatmaya özlemi sevdiğimi söyledim ama Fatma ben senin her şeyine razıyım dedi.

3 yıldır bir saniye bile Özlemi aklımdan çıkaramadım. Özlemi kabul etmeye hazırım. Bir bulsam ah bir bulsam…

hikayede.COm hikaye hikayeler hikayeleri hikayesi sitesinde Bu masal fikra siir yazi mesaj makale toplamda 9, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hikayeye Yorum Yok

Mirc hikayede sohbet

Elini Degil Ayagini Uzatmis

Dini Hikayeler

İbrahim Paşa, Şam’da bulunduğu bir gün, Emeviyye Câmii’ne girdi. O sırada içerde Şam’ın büyük âlimi Şeyh Saîd el-Halebî (rh.), cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Saîd’in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, Paşa gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet İbrahim Paşa’yı çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.

Paşa köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan Paşa, Şeyh’in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Çünkü bu hareketinin, başına birçok gâileler açacağını düşünür ve o kararından vaz geçer. Kendi kendine, onu yakalatmak yerine, ona hediyeler göndermeyi düşünür. Eğer Şeyh bu hediyeleri kabul ederse, bir taşla iki kuş birden vurmuş olacaktır. Kısacası hem Şeyhi kendine bağlamış olacak, hem de onun halk nazarındaki itibarını düşürecek; böylece, Müslümanlar arasındaki nüfûz ve tesirini yok edecektir.

Paşa bu düşüncesini tahakkuk ettirmek için, Şeyh’e hemen 1000 altın gönderir. Vezirine, bu paraları Şeyh’e, talebelerinin ve müritlerinin görüp duyabileceği bir zaman ve zeminde vermesini tenbih eder. 1000 altını alan vezir, doğruca Emeviyye Câmii’nin yolunu tutar. Şeyhin talebelerine ders okuttuğunu görünce, kolladığı ânı yakalamanın sevinciyle onlara selâm verir ve yüksek sesle:

” Şu 1000 altını, Paşa hazretleri, ihtiyaçlarınızı görmeniz için size gönderdi’ der.

Şeyh, şefkatle vezirin yüzüne bakar ve sâkin bir edâ ile şöyle cevap verir:

” Evlâdım! der. Efendinin paralarını geri götür ve ona de ki: ‘O sana ayakalarını uzatmış, ellerini değil!’

hikayede.COm hikaye hikayeler hikayeleri hikayesi sitesinde Bu masal fikra siir yazi mesaj makale toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hikayeye Yorum Yok

Mirc hikayede sohbet
« Onceki Gonderilenler